Ölümsüz Bir Aşk Masalı Çay

İçilen her bardakta, ölümsüz bir aşkı yudumluyoruz. Cha ve Tea'nın aşkını...
bir bardak cay
Bir Bardak Çay
Masala kaldığımız yerden devam ediyoruz. İkinci bölümün adı: İçinizi Isıtan Ölümsüz Aşk- Cha İle Tea.


Ertesi sabah tapınağa giderken, aklına ‘imparator’  gelir. Canı sıkılır, rahibin köyüne doğru yürümeye başlar.  Köye yaklaşırken, uzaktan: ‘Kurtarın, kimse yok mu?’  seslerini duyar.  İyice dinleyince, bataklık alandan geldiğini anlar. Alana vardığında ne görsün?! Prenses ve yardımcısı debeleniyordur. Cha, şaşkın şaşkın:
“Gene mi sen? Birken iki olmuşsun.”  der.
Tea: Hiç dostça davranamaz mısın?
Cha, değneğini tam ona uzatırken vazgeçer.
Tea: Bu haldeyken bile değneğini mi düşünüyorsun?
Cha, çantasındaki ipi kement yapar. Kızların beline geçirip bataklıktan kurtarır.  Kızlar, bütün gece orada kaldığından titremekten bir kenara bayılır. Cha, onları öyle görünce korkar. Ateşi yakar, çay hazırlar. Teker teker uyandırıp çayı içirir.
Kızlar kendine gelince, gülümseyerek teşekkür eder.  Tea: Bugüne kadar ters davrandığım için üzgünüm. İçtiğimiz nedir?” Der.  Cha, mutlu olur.
Cha:” Ben de. İçtiğiniz, çaydır.”  Yanlarından ayrılırken, Tea arkasından seslenir.
Tea: Bizi bırakıp gidecek misin, Cha?
Cha: Tapınağa gidiyorum. Kendi başının çaresine bakabiliyorsun. Bana ihtiyacın yok. Bu arada, senin adını bilmiyorum.
Tea, yine güler.  Tea: “Cha, adım: Tea” der.Hep beraber tapınağa yürürler. Tea, rahibin yanına geldiğinde bitkin düşmüştür. Bir anda bayılır. Yatağa düşer. Cha, rahiplerle ona bakar. Haftalar sonra, Tea kendine gelir. Baş ucunda   Cha’yı görür. Tea, gülümseyerek ona bakar. Cha da biri dokunmuş gibi uyanır. Tea, fısıldayarak: ‘Baş ucumdaymışsın.’ der.
Cha: Hasta oldun. Ateşler içinde yandın. Kendimi sorumlu hissettim.
Tea: Çaydan içmek istiyorum. 
cha ve tea ormanda
Cha Ve Tea Ormanda
Cha, ona çay içirir. Hava da güzelleşince;  Tea  da iyileşmeye başlar. Cha ile birlikte ormanı, çevre  köyleri gezer. Bir gün, tapınağa imparatorun ulağı gelir. İmparator, her yerde kızını arıyordur. Tea, isteksiz ulak ve askerlerle gitmeye mecbur olur.
Cha onun gidişine üzülür. Çiçeklerin arasında gezerken, Rahip: Kalbin, Tea’yı özlüyor.
rahip cay hazirlarken
Rahip Çay Hazırlarken
Cha itiraz etmez. Başını sallar, fısıldarcasına: “Yapamam.” Der. Rahip: Herkesin bir kaderi vardır. Seninki belki de: Tea’dır.
Cha, kararsız: Gitmeli miyim?
Rahip: Üç gün rüyalarını dinle. Ruhun ne yapman gerektiğini söyler.
Cha, rahibin dediğini yapar. Üçüncü gün, güneş ışığıyla yola çıkar. Uzun yolculuktan sonra, Tea’nın konvoyunu bulur. Askerlerden iz yoktur. Yaralı bir asker, Cha’ya seslenir: İmparatora haber ver. İsyancılar, Prensesi kaçırdı.
Cha: Nereye?
Asker, rahibin doğduğu köyü gösterir. Cha, Tea için korkar. Köye gitmek için en kısa yola girer. Akşama doğru, isyancıların konakladığı yere gelir. Tea’yı ellerinden bağlamışlar, köle gibi davranıyorlardı. Cha çok kızmıştır. Bulunduğu yerden birkaç kişilik yay düzeneği kurar. İsyancılar iyice sarhoş olduğunda okları yağdırır. Hepsi şaşkına uğramıştır.
cha asilere karsi
Cha Asilere Karşı
Cha, Tea’yı karışıklıkta kaçırır. Tea, ona sarılır. Tea: Gelmen için çok dua ettim.
Cha:” Hep yanındayım.”
İkisi  kaçarken, nehre gelirler.  Arkalarında isyancılar önlerinde nehir duruyordur. Nehir, o kadar  coşkun akıyordur ki içine girseler; karşıya geçmeleri muammadır. Tea, korkudan titriyordur. Cha, cesaretlendirir.  Değneği göstererek nehrin içine atlar. Tea da değneğe tutunarak girer. Suda biraz sürüklenseler de nehir onları  taşlı bir yana atar. Tam kıyıya çıkarken, Cha bir okla vurulur. Suyun içine düşer.
teayı kaciran asiler
Teayı Kaçıran Asiler


Cha: Devam et. Koş.” Der. Onun ormanda kayboluşunu görünce kendini suya bırakır. Tea bazen saklanır, bazen de Cha’yı nehir kıyısını takip ederek arar. İmparatorun askerleriyle karşılaşır. İki gün sonra; babasının yanına dönerlerken çay ağaçlarını görür. Tea, onlara gider, sarılır. Cha’ymış gibi sever. Nehir kenarından  bir ses gelir. “Nehir de bir adam var!”  Tea hemen yerinden kalkar sese koşar.  O, Cha’dır. Kıyıya çıkarttıklarında  üzerine kapanır, ağlar. Cha, onun sesini duyduğunda gözlerini açar. Tea’nın gözlerine bakar: “Yanına geleceğime söz vermiştim.”  Der. Tea, onun yaptığı gibi çay hazırlar.
Cha’yı yatırırlar. Ertesi gün,  Cha gözlerini açar. Tea sürekli başındadır. Cha, ona gülümser. Tea onun başını okşar.
Tea: Konuşma, gücünü toplamalısın.
Tea’nın gözlerinden yaşlar süzülür. Cha, üzerindeki keseyi eliyle arar. Tea’nın  eline verir.  Tea, kesenin içine baktığında kurumaya başlamış yapraklar görür.
Cha: Güneş doğmadan; Cha’nın gümüş yapraklarını topladım.Yapraklar da senin gibi: Işıklılar. Bundan başka sana verebileceğim değerli bir şeyim yok. Tea…” gözlerini kapatır.
Tea ağlamaktan perişan olur. Cha’yı nehrin kenarına gömerler. Tea, üzgün elindeki keseye baka baka babasının yanına gelir.
İmparator: Tea, elindeki kese nedir?
Tea:” Tea ..”  der, orada bayılır.
Askerler, Tea’dan çay yapmayı öğrenmiştir. İmparatora çay hazırlanır. İmparator içtiği sıvının tadı hoşuna gider.  İçine, prensesin getirdiği kesedeki kuru yapraklardan de atar. Her taraf mis gibi kokar.
İmparator, ilan eder: Bu bitkinin adı: Tea’dır.

imparatora cay hazırlarken
İmparatora Çay Hazırlarken
perisan tea
Perişan Tea

Köylü Cha ve Prenses Tea bu bitkide sonsuza kadar mühürlenir.
Bardağınızdaki çayı her yudumladığınızda: Ölümsüz aşkı içinize çekiyorsunuz. Dünyada, sıcak olarak içilen içeceklerden ilki: Çaydır. Onların aşkından dolayı biz de seviyoruz. Masala devam eder miyim? Bilmiyorum...
Herkese güzel bir pazar diliyorum. Sevgilerimle.

Not: Görseller alıntıdır.


15 yorum:

  1. bir kedi gördüm sanki:)) japon anime çizgi kahramanlarınıda içeren güzel bir hikaye çıkmış ortaya..inan ablacım çok beğendim..sanki çizgi kahramanların yanındaymışım gibi geldi bana..çok iyi betimlemeler kullanılmış...elinize sağlık..

    YanıtlaSil
  2. Artık her çay içişimde aklıma gelecek bu masal..
    Hayal gücün çok çok iyi..
    Bence devam etmelisin bu türde yazmaya..
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. güzel yazmışsın eline sağlık canım

    YanıtlaSil
  4. Çok ama çok güzel bir masal. Görsellerle bütünleşince de bir harika olmuş. İmparatorun çay kasesine de bayıldım. Ahşap kepçesiyle ne kadar hoş...

    YanıtlaSil
  5. Mutlaka devam et.
    Ama işin kötü yanı ben çay içmiyorum ben kahve içerken hatırlayayım bu hikayeyeyi.
    Güzeldi.
    Ama illaki sonunda birinden biri ölecek değilmi :(
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Bir çay masalı ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi. Diline, eline sağlık. Bence devam etmelisin.
    Türk kahvesini de unutmayalım;) buna da bir masal isterim:)

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. bence yeni bir masala başla.bu enfes olmuş ama bitmesi gereken yerde noktayı koymuşsun zaten.yüreğine kalemine sağlık.irem göya sana çizim deneyecekti.akşam geldiğinde okuyacağım ona belki hoşuna gider de dener :)) sonrada basarız ne dersin :)?
    dipnot : ciddiyim.sen yaz sonrada kitap olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım arkadaşım, o kadar canım sıkkın ki bilmiyorum bunu hissederek mi bu desteği verdin? Acayip duygulandım. İnşAllah, İrem de sever. Sağ olsun, Kahve Tadında bir çizim yaptı ama onu ileride başka bir bölüm için kullanmayı planlıyorum. İrem yine de çizsin, bu masal; farklı bir döneme girecek. Bu sıralar yazma motivasyonum da gitti.:(
      Hiç bir şey zevk vermiyor. Öyle..

      Sil
  8. selam! böyle ilginç bloglar keşfetmek ne güzel.. Herkesten farklı ve özgün..
    sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşfedilmek güzel bir duygu.:) Teşekkür ederimm..:) Duygulandım.

      Sil
  9. Harika bir yazı. Kaleminize sağlık. Blogunuza bayıldım. Sevgilerle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Siz de hoşgeldiniz. Yine beklerim.

      Sil