Pastel Loversla Çay Keyfi

Selamlar, bir çay sever olduğumu biliyorsunuz. Blogda, çayla ilgili çay fincanları, pasta servisleri, çaydanlık, termos gibi ilgimi çeken her şeyi paylaşmayı düşündüm.
English Home'la başladım. İngiliz kültüründe "beş çayı" kavramı vardır; bilirsiniz. Çay ile ilgili eşyayı mağazalarında görebilirsiniz.
"Pastel Lovers" English Home'un yeni serilerinden.

pastel_lovers_bes_cayi
Pastel Lovers Beş Çayı

Mavi renk üstüne, sulama kabı ile kuşlar; insanı bahçede bir çay keyfi yapma isteği uyandırıyor.
Gerçi havalar ne olacağına bir türlü karar veremese de pencereden hafifçe çiseleyen yağmuru bu kupalarda yudumlamak... Kendi ellerinizle pişirdiğiniz kek veya kurabiyeyi atıştırmak; bir şiir kitabından dizeleri mırıldanmak. Bakalım, biz de hangisi varmış:
"Sende yağmur
 Bende kar
 Bu kış hiç bitmeyecek gibi
 Hepsi bu kadar..."
Cahit Zarifoğlu
  Sayın Bülent Ecevit'in bu şiiri de çok hoşuma gitmiştir. Ne kadar naif bir ruh!
"İkinci yüzüm sen gül biraz
 Ben ağlayacağım.
 Havadan sudan konuş kaygısız
 Ben deli gibi aşık olacağım..."
pastel_lovers_kahvaltı
Pastel Lovers Kahvaltı


Pembe güllerden oluşturulan seri; nostalji rüzgarlarını estirmiş. Bu sene, dikkat ettiniz mi bilmiyorum?  İrili ufaklı gül desenlerini hemen hemen tüm markalar kullanmış.
Her yerde "güller" yine revaçta. English Home da bu pembe minik gülleri tercih etmiş.
Kim bilir gül severler ya da yeni evlenecek olanlar bir göz atmak ister.
Evet şimdilik benden bu kadar... Beğendiğim ya da seçtiğim çay servisi ürünlerinde yeniden buluşmak üzere... Sevgilerimle.
Not: Bu sıra blogda düzenleme yapılıyor. Bir tür ameliyat geçiriyor. İkimiz de derin ameliyat geçiriyoruz. İnşallah her şey güzel olacak. Kalbimden geçenler de.



Yemek Mimi

“Evde Yazar” blogunda bir yemek mimi yayınlamış. Keyif alınca ben de yapmak istedim. Bakalım, yemek miminde neler sorulmuş?

Yemek Mimi
Karnıyarık

En Sevdiğiniz Yemek
Yemek konusunda seçici olduğumu düşünmüyorum. Aklıma “karnıyarık” geliyor. Patlıcanın aroması ile domates ve etli harç nasıl bir dünya!
En Sevdiğiniz Tatlı:
 Türk kadını ve tatlı. Ayrılmaz ikili desek yalan olmaz. Baklava, fıstıklı olmalı.
Siz Çocukken Anneniz Sizi
Bu yarım cümle aklıma çeşitli varyasyonları getiriyor. Anneniz sizi yemeğe çağırır mıydı? Neler yedirir miydi? Böyleyse:
Annem, bir tek etli yemek yaptığı zaman bana yediremezdi. Kardeşlerimi de örgütlerdim: “Yerseniz, annem yine etli yemek pişirir.” derdim. Hala, kandırıkçılık yapar. Şimdi bir derece etin beğendiğim yerini yiyorum.

Iraz ana yemek yaparken
Iraz Ana Yemek Yaparken

Çocukken Şimdi de
Çocukken ve şimdi de yemediğim yemekler; tartışmasız taze bakla. İki istisnası vardır: Enginarlı iç bakla ile fava.
Yemeği Sevdiğiniz İlginç Şeyler:
Bilemedim. İlginç şeyler denilince, aklıma Uzak Doğu mutfağının böceği, yılanı gibi şeyler geliyor. Onları yerken kendimi düşünemiyorum.
Türk Mutfağı Dışında:
Yabancı bir ülkenin mutfağına gidip lezzetlerini denemedim. Tarifini beğenmişsem mutfağa girip onu yaparım. Allah’tan bu güne kadar sevmediğim bir tatla karşılaşmadım.
Yemeyi Sevdiğiniz Sağlıksız Şey:
Abur cubur ve şekerlemeler.
En Sevdiğiniz Meyve:
Şeftali.  Her türlü meyveyi severim. Aklıma ilk geleni yazdım.
Orman meyvesi tabakta
Orman Meyvesi Tabakta



En Sevdiğiniz Atıştırmalık:
Badem.
En Sevdiğiniz İçecek:
Çay.
Asla Yemeyeceğim İçmeyeceğim Dediğiniz Şeyler:
Damak tadıma uymayan yiyecekler.
Sonsuz Tane Olsa Yiyebileceğiniz Şeyler:
Badem, Antep fıstığı. Öyle kafamıza göre yiyemeyiz. Her şeyin bir miktarı var değil mi?
Kahvaltıda Tercih Ettiğiniz Şeyler:
Peynir, domates ve yeşillik ve çay.
Açken Ben:
Gergin ve çabuk parlayan biriyimdir.
Bir Keresinde Yemek Yerken:
Kardeşlerimle kahvaltıdaydık. Bira reklamlarını televizyonda izliyorduk. Sloganını şimdi bile hatırlıyorum: Bira, bira heyy!
O zamanda kulplu çay bardakları yeni çıkmıştı. Bardaklar da küçültülmüş bira bardaklarına benziyordu. Birden ne olduysa, kız kardeşim bardağı aldı: Bira bira hey!” dedikten sonra kafasına dikti. Yalnız çayı içmedi. Başından aşağıya döktü. Bir de bardak kafasında kırıldı. Hepimizde bir kahkaha. Ağzımızdakileri birden püskürttük. Annem içeriye girdiğinde, kardeşimi öyle görünce: “Zaten bir şey de sağlam kalmasın.” diye söylendi. Çocukluk ne ilginç bir dönem! Sayenizde yine güldüm.
Yemekle ilgili bir mimi; bir de yemek bloggerları yapsın. Bakalım, neler ortaya çıkacak? Vişnap Macide, Oya Hanım, Sare Hanım, Ayşegül Hanım, Kekiğim, hehee Deep, Başkan.. Mimledim. Aklıma gelen kişilere mimlendiğini gidip bildireceğim. Yapmak isteyen herkese açıktır. Bana haber verirlerse mutlu olurum.
 Güzel bir hafta olsun. Herkese sevgilerimle.


Mimleme


Bu mimi “Hüzün Sarısı” ve “Sule’m Kafe” gönderdi. Hadi bakalım, cevaplayalım.
Yalnızken ne izler ne okursun?
Yalnızken genelde internetten çalıştığım konular hakkında makaleleri okurum. Blogları takipler, yorumlarım. Canım bir şey yapmak istemezse, aldığım kitaplarımdan birisini alır. Okumaya çalışırım. Roman ya da şiir okuduğum söylenmez.

Neden satin aliriz
Neden Satın Alırız

Kendine ayırdığın zaman ne giyersin?
Salaş şeyler. Pantolon da olabilir. Eşofman takımı da.
Kendine ayırdığın zaman kullandığın güzellik ürünleri nelerdir?
Güzellik ürünü kil maskesi yaparım. Bir de aloe veralı maske ile saçlarıma kendi hazırladığım yağ bakımını uygularım.
Aktüel en sevdiğin mum hangisidir?
Mum kullanmıyorum. Kokulu mumlara karşı alerjim var.
Yalnızken dışarıda vakit geçirir misin?
Düşündüm de birçok şeyi yalnızken yapmayı tercih ediyorum. Alışveriş mesela. Başkaları olunca sıkılıyorum. Kafam karışıyor, alacağım şeyi alamıyorum.
Tek başına film izlemeye gider misin?
Gitmedim.
En sevdiğin online shop?
Tercih ettiğim bir online shop yok.
Eklemek istediğim bir şey var mı? Kendine ayırdığın vakitte daha neler yaparsın?
Vaktim ve param olsa sürekli gezip fotoğraf çekeceğim. Bıkana kadar, dermişim.
Yapmak isteyen herkese paslandı. Yeni yılınız güzelliklerle geçsin. Sevgilerimle.

Folkart Galerisi Türk Resminde 131 Sanatçı

Folkart  Galerisi, Türk resminin "131" sanatçısını ağırlıyor. Serginin sunumu:"Türk Resminin Köşe Taşları " olarak adlandırılmış. 

 Serginin Direktörü: Fahri Özdemir. Kuratör: İlkay S.Deniz yapmış.
Geçmişten bugüne, Türkiye'nin geçirdiği evreleri "131" sanatçının fırçasından izliyoruz. 
Hüzün, coşku, umut, acı ya da korkuyu; tuvaldeki renklerden, üslup veya kompozisyondan bize ulaşıyor. 
Hadi, benimle sergiyi biraz gezelim. Kim bilir 28 mayısa kadar açık olan galeriye uğrarsınız. 


dere kenarindaki kadinlar
Dere Kenarındaki Kadınlar

"Dere Kenarında ki Kadınlar" beni çok şaşırttı. Halil Paşa'nın bu resmi; Monet'in tuvallerini anımsatmadı mı?


kagithanede sandal sefasi
Kağıthanede Sandal Sefası

"Kağıthane'de Sandal Sefası" yapmaya ne dersiniz? Başlarında ki fesler olmasa kürek çekenlerin büyük ihtimalle İngiliz kürekçiler olduğunu düşünürdüm. 


kruvazorler
Kruvazörler 

Diyarbakırlı Tahsin'in fırçasından; Çanakkale Deniz Savaşları'nda yaşanan mücadeleyi, o karanlık geceden sağ salim gündüze çıkmayı istiyoruz. 


ankaradan
Ankaradan

Ankara'dan, Cumhuriyetin ilk yıllarından... Köyden kasabaya dönmeye çalışırken şehirleşmesi. Bu resimler ya da fotoğraflar olmasa şehirleri hep gördüğümüz gibi sanacağız. 


vazoda zinnialar
Vazoda Zinnialar 

"Vazodaki Zinnialar" sevdiğinden gelen çiçeklerin kadının gözündeki değeri. O cam bardakların şeffaflığı, camın ışıltısıyla kadının mutluluğunu hissediyoruz. 


tarlaya gidis
Tarlaya Gidiş

Tarlaya beraber giden, kadın ile erkeğin gelecek günlerden umutlu beklentilerini işitiyoruz. 

kagithanede bayram
Kağıthanede Bayram


Geçmiş bayramların, gerçekten bayram olduğunu bu resimde yaşadım. Yetişkinler de coşkuyla sandallara binmiş. Bayram yerine şükür ve mutlulukla yol alıyor. 

koy yeri
Köy Yeri
Köy yerinde toplanılmış. Bir imece mi yoksa şenlik mi var? Bilmiyorum, yalnız insanlar dinginlikle olanı beklemekte. 

edirne
Edirne


Edirne'de; o karanlık ve rüzgarlı gecede Eren Eyüpoğlu'nun yalnızlığı insanı üşütüyor. 

kahvehane
Kahvehane 
Kahvehane de oynanan dama ya da bilardo ile şehir kültürünün yaygınlaştığını, sohbette işsizlik, sigorta ve diğer dertler sırayla yer alıyor. Duyuyor musunuz?

Resimlerin hepsi insanı alıp bir yerlere götürüyor. 
Sergiye gidebilecek olanların ziyaret etmelerini öneriyorum. 
Özellikle çocuk ve gençlerimizin sergiye götürülüp resimleri hikayeleştirerek anlatmanız; onlarda sanat sevgisi oluşacaktır. 
Bugün 23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı gün. Bir millet olmanın yolu kendi dil, tarih ve sanat benliğini koruyup sonra geliştirmesinden geçiyor. 
İlginçtir ki bu sene "Miraç Kandili ile aynı güne denk geliyor. İnanan herkesin kandili kutlu olsun.
Değerlerimize sahip çıkabilmek dileğiyle. Sevgilerimle.

Doğadan Beyaz Çay

Millet olarak siyah çayın hastasıyız. Hatta çay kavramımız " Rize çayı ile adaçayı, ıhlamur" şeklindeydi. 
Lipton "sağlıklı yaşam" mottosuyla "yeşil çay" ile tanıştırdı. Kimimiz çok sevdi, kimimiz hiç sevmese de "yeşil çaya" alıştık. 
Doğadan "Beyaz Çay" serisiyle karşımıza geldi. Beyaz çay, çay bitkisinin en körpe yeri. Güneş görmeden, uç sürgünler toplanıyor. Haliyle "az" ve "değerli".
Kuruduğunda gümüş rengine dönüyor. Herhangi bir fermantasyon işlemine uğramıyor. 
dogadan sade beyaz cay
Doğadan Sade Beyaz Çay

Beyaz çay, işleme uğramadığından "hücre yenileyici" yani "antioksidan" özelliği yüksek. Kafein ve tanen miktarı oldukça az. 
Kansızlık sorunu olanlar biraz daha iç rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Yine de doktorunuzla görüşmenizi öneririm. Bazı anemik rahatsızlıklarda hastalara hiç bir çayın içilmemesini ister. 
Çocuklar içinde alternatif bir çay.
Doğadan, "beyaz çay" da üç farklı çeşit sunuyor:
Doğadan  Portakal Çiçeği 
Doğadan  Cranberryli 
Doğadan Beyaz 
dogadan beyaz cay posetleri
Doğadan Beyaz Çay Poşetleri

Benim damak tadıma en uygunu "Cranberryli" oldu.

Portakal çiçeği beyaz çay  hafif buruk bir lezzete sahip. Limon veya portakal dilimleri eklenince karşınızda "sıcak limonata" içtiğinizi düşünebilirsiniz. 
Beyaz çayın tadı, yeşil çayın yarı yarıya hafiflemiş halidir. Bana göre; böğürtlen, yeşil elma ve kiviyle farklı güzel çay tatları yakalayabilirsiniz. 
Yakında beyaz çaylı tariflerimden de paylaşacağım. Bence mutfağınızda olması gereken çaylardan bir tanesidir: Beyaz çay.
Bir yazının sonuna daha geldik. Herkese, çay sıcaklığında keyifli günler diliyorum. 

Marka Mimi

Bloggerların sevgili Deep'i; eski-yeni blogcular tanışıp kaynaşsın diyerek bu mimi hazırlamış. 
"Marka mimi" hayatımızda sevdiğimiz ya da nefret ettiğimiz markaları yazacağız. 
Her ne kadar; marka bağımlılığım yok diye bilsem de bazılarını kayırıyor veya mecburiyetten tercih ediyorum. 
Gelelim, marka mimi üçlemesine:
Samsung:
Hem lap top bilgisayarım hem tabletim "Samsung". Bazıları uğraştırıcı bulsa da ben seviyorum. Tabletimle, özellikle ameliyat sonrası daha sevdim. Yazı yaz, dersleri izle, sizlere ulaşıyorum. Daha ne istiyeyim? Elbette bir fotoğrafçı için "Mac" gönüllerin sultanı olsa da elimizdekinin değerini biliyoruz. 
Turkcell:
Turkcell ile bir dargın bir barışığız. Üç sene önce wifi modem yüzünden, şikayet etmediğim mecra kalmamıştı. Ardından, yüzsüzce "bir mülkünüz varsa, oraya alıcı dikelim." dediler. Yani, ulaşamadığınız nokta varsa; müşteriye baştan söyleyin. Di mi? Neyse o günler geçti. 
Şimdi ki şikayetim;  sadık müşterisini neden memnun etmiyor? O kadar devredemeyen internet, konuşamadığım dakika var. Dağda tepede çekmesen, hiç yüz verir miyim, sana?
Turkcell bizi artık mutlu et!

canonum ve ben
Canonum Ve Ben 

Canon:
Benim canım fotoğraf makinem. Fotoğraf dünyasında olanlar bilir. Canon -Nikon çekişmesi vardır. İşte ben, Canon'cuyum. Kızımın Nikon'u elime aldığımda o kadar çok yeri kurcalıyorum ki bazen niçin yaptığımı unutuyorum. Nikon; aşırı detaycı.
Yalnız Canon'dan gönlüm Sony'e kayıyor. Son "SonyA7" ile el titremelerinin neden olduğu netsizlikleri yarı yarıya çözmüş. Bir de farklı objektifleri kullanabilme olayını sevdim. 
İlla Sony 'nin objektifini kullanacaksın, diye despotluk yapmıyor. 
Ne diyim, Sony: Yürü yollar açık!" 
Marka miminin sonuna geldik. Sizlere güzel bir hafta sonu diliyorum. 

Baharlı Maş Fasulyesi Salatası


Baharlı zamanlar yaşarken size renkli mi renkli mevsimin kendisiyle örtüşen bir salatayı hazırlayacağım.
Maş fasulyesi salatası, neler yok ki? Narlı cevizli pestil, hardal, soya sosu ve kimyon salataya resmen kişilik kazandırıyor. Sadece renkleri değil içindeki malzeme ve hazırlanışı da farklı.
Eee hadi anlat, dediğinizi duyuyorum. Efendim, son nokta atışımı da yapayım. Bu salatayı ben buldum, ben yaptım. Aynen  Fransız  Vatel'in krem şantiyi buluşu gibi bir şey...
narli mas fasulyesinin tum malzemeleri
Narlı Maş Fasulyesinin Tüm Malzemeleri

Tamam anlatmaya başlıyorum. Önce malzemeler:
250 gr Maş Fasulyesi
1/2 Narın Tanesi
1/2 Bağ Tereotu
1/2 Bağ Dereotu
1/2 Bağ Taze Nane
1 Çay kaşığı Kimyon Tohumu
1/2 California Biberi
1/4 Narlı Cevizli Sucuk
Zeytinyağı, Nar Ekşisi, Hardal Sosu, Tuz.
Maş fasulyesini bir gün suda bekletin. Ertesi gün kimyon tohumu ile maş fasulyesini haşlayın. Kimyon tohumu yoksa toz atabilirsiniz.
Maş fasulyesi piştiğinde, buharı üzerindeyken içine 1 çay kaşığı hardal sosu, soya sosu, zeytinyağı ve nar ekşisini ekleyiniz. Ağzını kapatıp demlensin. Bana göre bu salatanın püf noktası.
narli mas fasulyesi salatasi
Narlı Maş Fasulyesi Salatası

Bu arada narı ayıklayın, yeşilliklerinizi yıkayıp kesin. Biberi uzun ince şeritler halinde kesiniz. Narlı cevizli pestili de ince ince doğrayın. Olmuyorsa mutfak makaslarıyla önce kesebilirsiniz. Ben güzel yapamayınca narın altına gizledim.
Demlenen maş fasulyesine sırayla yeşillikler,  narlı cevizli pestil ve biberi ekleyin. Ekşiliği sizi tatmin etmiyorsa nar ekşisi veya limon suyu ile tadını ayarlayın. Ben biraz daha zeytinyağı ekledim. Sonuç mükemmel.
Bu kadar farklı malzemenin birbiriyle uyumuna bayıldım. Ara sıra yoldan çıkıp yeni yöntemler denemelisiniz. Farklılıklar bizi mutlu ediyor.
Herkese ağız tadının olduğu keyifli günler diliyorum.








Zayıflama Çayları

"Mevsim bahar olunca" herkese diyet yolları gözükür. Üstümüzdeki fazla kiloları atmak için beslenme düzenine: Su, detoks içecekler ve zayıflama çayları girer.
Tahmin ediyorum ki bir çoğunuzun çekmecesinde, raflarında bu çaylar bulunuyor.
Zayıflama çaylarının genel içeriği:
Sinameki, funda yaprağı, kiraz sapı, mısır püskülü, barut ağacı kabuğu, yeşil çay, rezene, biberiyeden oluşur.
Zayıflama çaylarının özellikleri:
Metabolizmayı hızlandırmak, sindirimi kolaylaştırmak, vücuttaki fazla suyu atmaktır.
Kilo vermek isteyenlerin,her şeyden önce doktor kontrolünden geçmelerini öneriyorum.
Hormonal düzensizlik ve troid rahatsızlığı yaşayanların problemleri büyüyebilir.
On sekiz yaş altı kişilerin bu çayları kullanmalarını sakıncalı buluyorum. Karışımın içinde bazı bitkiler hormonal dengeleri farklılaştırabilir.
Şimdi gözüme takılan zayıflama çaylarına bakalım:


dogadan dokuzlu cayi
Doğadan Dokuzlu Çayı 

 Doğadan 9 lu:
Biberiye, mate yaprağı, funda yaprağı, dut yaprağı, tarçın, kekik ve kiraz sapı.
Çayın içeriği, metabolizma hızlandırıcı ve kan şekeri dengeleme üzerinedir.


lipton on bitkili
Lipton On Bitkili

Lipton 10 Bitkili Çay:
Biberiye, mate yaprağı, funda otu, yeşil çay, barut ağacı kabuğu, kekik, zeytin yaprağı, rezene, sinirli ot, ısırgan otu.
Çayın içeriği; metabolizma canlandırıcı, kan temizleyici ve mide sakinleştirici özelliktedir. Diyet esnasında yaşanılan mide kaynaması gibi sıkıntıları hafifletebilir.


dogadan form kayisili
Doğadan Form Kayısılı

Doğadan Form Çayları:
 Sekiz farklı çeşidi bulunuyor. Ben, kayısılı olanını denedim.
Doğadan Kayısılı Form Çayı:
Sinameki yaprağı, huş ağacı yaprağı, barut ağacı kabuğu, ahududu yaprağı, rezene, aroma vericiler, kuşburnu, civanperçemi, ardıç meyvesi, meyan kökü, mürver meyvesi, şeftali, aynısafa, ısırgan yaprağı, kayısı.
İçeriği, sindirim kolaylaştırıcı nitelikte. Diyet sırasında kabızlık yaşayanlara iyi gelir.


lipton slim plus acai
Lipton Slim Plus Acai

Lipton Slim Plus Serisi:
Lipton Slim Plus altı farklı çeşit çay sunmuş. İçlerinden "acai" olanı denedim.
Lipton Slim Plus Acai
Sinameki yaprağı, rezene, funda çiçeği, böğürtlen yaprağı, mate yaprağı, kiraz meyve sapı, aroma verici, maydanoz, stevya, açai suyu konsantresi.
İçeriği, metabolizma hızlandırıcı ve ödem atıcı niteliktedir.
Diyet yaparken içilen zayıflama çaylarını size anlattım. Dilerim herkes sağlıkla ve keyifle istediği kiloda olur. Sevgilerimle.