Soğan Kebabı

20 Aralık

hoca ali riza koy hayati
Hoca Ali Rıza Köy Hayatı

Ağız sulandırıcı, hastalıktan kurtarıcı bir yemek ve hikayesiyle karşınızdayım.
Zamanın birinde bir ağa varmış. Adı,  Seyit'miş.  Her öğünde sofrasında et görmezse,  kıyameti koparırmış. Ağrıları dayanılmaz olunca doktora gitmiş. Doktor, ona et yemeğini yasaklamış.  Seyit Ağa: "Aman doktor, canım doktor"dese de nafile! Doktor: Ağa, damla -gut- hastası olmuşsun.  Et, sana artık zehirdir. Canını seviyorsan etten vazgeçeceksin.
Seyit Ağa eve döndüğünde,  suratı o kadar asıkmış. Sofra önüne her geldiğinde yüzü ekşirmiş. Üzerinden bir kaç hafta geçip yaraları kapanmış. Seyit Ağa: "Oh, kurtuldum." duygusuyla et yemeğe başlamış. Ayşe Hatun da onu nasıl durduracağını düşünmüş.
Ayşe Hatun, Seyit'i canı kadar severmiş. Seyit ne kadar bağırıp çağırsa da Ayşe Hatun'un bir dediğini ikilemezmiş. Arada, yanık sesiyle türkü çığırırmış. -Ayşe türküsü bul
Ayşe Hatun bunu düşünmekten yolda düşekalmış. Ebe Hatun da oradan geçiyormuş. Ayşe Hatun'un yanına koşmuş.
Ebe Kadın: Ayşe Hatun hayırdır,  niye bu haldesin? Bir derdin mi var?
Ayşe Hatun: Seyit'i düşünmekten bu hale geldim. Et yemezse karnı doymuyor. Sebze pişirsem yüzü ekşiyor. Et yerse de canından oluyor.
Ebe Hatun: Deli Seyit'le ben bir konuşayım. Canından bezecek kadar derdi neymiş?
Ayşe Hatun'la birlikte Seyit'in yanına gitmiş. Seyit, Ebe Kadın'ı çok severmiş.
Ebe Kadın: Seyit oğlum bir şey duydum. Derdin nedir ki canından bezdin. Doktor sana eti yasaklamış. Sen hala boğaz peşindesin.
Seyit biraz utanmış biraz kızarmış.
Seyit: Ebe ana ben etsiz doymuyorum. Zehir de olsa o bana tatlıdır. Derdime bir sen çare olursun. Senin ellerinde gözlerimi açmışım.
Ebe Kadın: Senin derdine çare bulacağım. Yalnız dediklerime harfiyen uyacaksın. Bana, yiğit sözü ver.
Seyit: Et yersem her türlü sözü veririm.
Ebe Kadın düşünüp taşınmış. Sessizce mutfağa gitmiş. Ayşe Hatun da peşinden girmiş.
Ebe Kadın:
Soğan kanı temizler. Bol soğanlı az da et katarak bir yemek yapacağız.  Soğanları ikiye bölmüş. Eti, ver bakalım.
Ebe Kadın ete; kekik, biber, kimyon koymuş. Kekik mikrop kırar. Soğanların etkisini ikiye katlar.
Salçaya yağ, tuz ve nar ekşisi ekleyip sulandırmış. Bu şekilde tatlandıracağız. Seyit yemeği sevsin. Haftada üç kez pişir. Sebzeleri yemeğe de alışsın.
Ebe Kadın,  Seyit'in sağlığı için  "soğan kebabı" yemeğini bulmuş.
sogan kebabi hazirligi
Soğan Kebabı Hazırlığı

Soğan Kebabı
650 gr soğan
250 gr kıyma
1 tatlı kaşığı salça
Kekik, kimyon, karabiber, tuz
Nar Ekşisi
sogan kebabi yapim asamasi
Soğan Kebabı Yapım Aşaması

Ebe Kadının yaptığı gibi soğanları ikiye bölün. Ete kekik, karabiber, kimyon attım. Salçaya nar ekşisi ve baharatları ekleyip sulandırın. Fırına, tost makinesine verin.
Soğan kebabının en güzel yanı:
Beceriksiz ya da hiç deneyimi olmayanlar da pişirebilir. Sevgilinize sürpriz yapabilirsiniz.
Müzmin bekardan, beceriksiz kızlara oradan çocuklu aileye de hitap eden bir yemektir.
Kış mevsiminde içine sarımsakda atın. Anti viral etki de eklersiniz.
sogan kebabi lezzeti
Soğan Kebabı Lezzeti

Lavaş ekmeğe maydanozu, domatesi -turp, havuç rendesi- ile harika bir dürüm yapın.
Koşun yetişen alıyor. Masada kalmıyor. İştahsızlık tarihe karışıyor.
lavasta sogan kebabi
Lavaşta Soğan Kebabı

Kim yaptıysa da "ellerine sağlık, ömrüne bereket."
Her güzel şeyin de sonuna geliyoruz. Herkese mutlu haftalar. Sevgilerimle.


BENZER YAZILAR

25 yorum

  1. offfff denicem taam bayılırıııım :)

    YanıtlaSil
  2. Hikayesi de çok hoş..:) Eminim lezzeti de öyledir. Hiç denemedim. Ama pişmiş soğan nasıl da güzel olur bilirim. Bir de böyle denemek gerek. Ellerinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Şimdiden size de afiyet olsun, diyorum. :)

      Sil
  3. Hiç görmemişim ben bu soğan kebabını...
    Hikayesi de çok güzelmiş :)
    Ellerine sağlık canım benim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa, hemen Oytun Paşa'ya pişirmelisinnn. %)) Teşekkür ederim. Mucukss.

      Sil
  4. Ayyy babamdada cikti bu gut. Ve babamda ayni Seyit aga gibi, et olmazsa doymayanlardan:)
    Evdeki butun etleri abimlere ve kizkardesime vermistik, cunku biz yokken kendisi pisirip yiyordu gizli gizli.:))
    Ben eti cok sevmedigim icin, bu tarzi cok yaparim. Sogana zaten bayiliyorum, kekik, karabiber ve pul biber, yemeklerimin olmazsa olmazi. Ay bak canim cekti:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun. Umarim sebze yemeğe alışmıştır.

      Sil
  5. OFF ne lezzetli oluyordur bu ya. Ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  6. Alisti, ama ilac icmeye:))
    Ilaclarini duzenli kullandiktan ,ve zorumuzla eti biraktigindan, doktoru abartmadan et yiyebilecegini soyledi.

    YanıtlaSil
  7. çok da güzel kokar pişerken sanırım, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  8. bugünkü son yazımı okusanaaaaa :)))

    YanıtlaSil
  9. Tam soğanla (bölünmemiş) yapılan ve ''Zülbiye'' adı verilen kuşbaşılı nohutlu bir et yemeği biliyorum çok lezzetli.
    Ama bence bu ondan lezzetlidir. Soğan gibisi var mı?
    Bunu da ilk senden duydum. Teşekkürler, sevgiler :)

    YanıtlaSil
  10. Güzel, hikaye :) teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Hikayeyi sevdiğinize sevindim.

      Sil
  11. Ağzım sulandı, bundan bana yapabilecek bilgili bir kişi aranıyor! :D

    YanıtlaSil
  12. Harika görünüyor kebap olarak hiç yemedim...Soğan aşı derler bizim orda, soğan yemeği yemistim ve lezzet harikaydı...ellerinize sağlık...
    Bloğunuzu iyiki keşfetmişim:)
    Takibe aldım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Sık sık beklerim. Sevgiler..:)

      Sil
  13. hikayesini bilmiyordum öğrenmiş oldum sayenizde. Tamda akşam ne yemek yapsam diye düşünürken rastladım bu yazıya sanırım akşam yemeği belli oldu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Afiyet olsun. Ben de çok severek yapıyorum. Kızlar gelince sofrada salata ve lavaş ekmek süper lezzet. Sevgilerimle. :)

      Sil