GÖLGE OYUNLARI VE KEŞİF

  Kızlarla; Ayrancılar da annemle birlikte keşfe çıktık. Ayrancılar oldukça sevimli bir belde; ilçe olmak da istiyor. Bir yanı Toki tarzı yapılar  diğer yanında bahçeli evler.
 Bahçeli evlerin olduğu yerde sanırsınız sahile iniyorsunuz. Yalnız, bizim dolaştığımız yer Pancar yoluydu; o bölgede imarlaşma başlatmışlar ki bu hoşuma gitmedi. Heryerde bina görmekten içimize fenalık getirdiler...
 Neyse ben yine fotoğraflar eşliğinde anlatayım:
Patron: Hadi gölgelerimizi çekelim."dedi.
Ne yapalım, ona uyduk.
Annem ve kızlar..





Bu da:"Elele." Hepsi el ele tutuştu.
Sahi, eskiden insanlar nasıl eğleniyordu?
Gölgeden bir şekilde insanlar etkileniyordu.
Düşündüm de; en sevimlisi bizde galiba: Karagöz ve Hacivat.
Dünya genelinde, gölgeler: Cadılar, hayaletler ile vampirleri
hatırlatıyor.



Hayıt: Müthiş bir kokusu var. Aynı zamanda
iyileştirici gücü! Eski Yunandan bu yana: Kadınları korumuş.
Lavantayla karıştırmayın..


Bir avuç: Hayıt. Adet zamanından 1 hafta önce içilmeye başlandığında
adet ağrılarını hafifletir. DİKKAT: Depresyon Tedavisi Alanlar
Doktoruna Danışmalı!


Bahce kapısı: Mor Salkım Çiçekleriyle taçlanmış. İnsan
her kapıdan girdiğinde telaşlarını, acılarını bırakır... İçerideki zeytin ağacının
dalları huzuru perçinlemiş.



Bahce demirlerine sardırılmış Böğürtlen ya da Ahududu/Frambuaz.
Yapraklarından çok ayırt edemiyorum. Tanelerden böğürtlene göre irice.
Maşallah, bereket getiriyor sahiplerine.:)



Öyle çok hoşuma gitmiş ki fotoğraflamaya doyamamışım.
Böğürtlen/Ahududu: Anne adaylarının rahatlıkla tüketecekleri bir meyve.
Tabii kışa da reçelini ,kurusunu yapmalı: Bademciklerin canına okuyan nadir meyvelerden. Küçük kızımdan biliyorum. Meyvenin kendisinden köküne kadar.
Kökleri kaynayınca öyle güzel kırmızı renk veriyor ki.
Kimbilir; eski halı ve kilimlerin başdöndürücü kırmızısının içinde o da vardır!



Günün Sürprizi: Yaban Tavşanı. Karşımıza çıktığında o kadar heyecanlandık ki. İlk Annem 'Iraz Ana' farketti. Yüzünü çekeceğiz diye peşinden koştuk.
Alice Harikalar Diyarı'na götürür müydü?


Gerçekten: "Hadi bekliyorum.!" der gibi bir havası var..
Bekleyişimiz ne kadar sürecek?


Makineyi kızıma verince bizim ki bir an arkasını dönüyor.
Anlamadım: O dünyanın yolcusu tek ben miyim? Bahceperisi meğer Alice'miş! :)
Kızım bir an yüzünü çekecekken hoppp tavşan yok.
Bizimki çoktan çalılara karıştı..

 Kızlarla ufak yerleri keşfetmeye/sevmeye çalışıyoruz. Malum, gençlik yazın sahil kenarı istiyor. Alice'in tavşanı bize hayatta sürprizler yaşayacağımızı hatırlattı. Mehmet Akif'in İstiklal Marşı'nda yazdığı gibi: Bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı!
Tanıdığımız zaman bizden vazgeçmeyeceğimize inanıyorum.
İşte bizim keşif gezimiz şimdilik bu kadar..

 Bu pazar anlayamadığım bir baş ağrısı ile mide bulantısı yaşıyorum. Şu anda karanfil-taze naneli çay içiyorum. Limonum da kalmamış.

Sürç-i lisan ettiysek affola. Herkese sevgilerimle.

NOT: FOTOĞRAFLAR BANA AİTTİR.






4 yorum:

  1. Safiye hanım, güzel fotoğraflar. Böğürtlen ve frambuazın en bol zamanı.
    Gizli yaşayıp da karşımıza çıkan vahşi doğanın bekçileri öyle mutlu eder ki beni...
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz, Sare Hanım.Gerçekten o gün tavşanın ortaya çıkışı bizi de çok heyecanlandırdı.Ben de ,İnşallah kendime bu sene böğürtlen reçeli yapacağım.Sevgiler:)

      Sil
  2. hihi yine çok tatlııı.
    gölgeleer, çiçekler.
    tavşan. alice.
    geçmiş olsun.
    ahududu frambuaz böğürtlen pek severiiim.
    :)
    frambuazlı pasta heyoooo.
    :)
    ıraz anaya selamlar.
    patrona da.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Frambuazlı pastaaaa valla canımı çektirttinnn.Seninle ortak noktalarımız çoğalıyor Deep! Başüstüne:))

      Sil