Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Somunarası Karşıyaka

11 Mart 2017 Cumartesi

İzmir Yemek Blogları Yazarları 2017 yılının ikinci buluşmasını Somunarası Karşıyaka da yaptık. 
Organizasyon kurucuları: Ebru ve Figen hanımların üstlendiği buluşmada, şef Erdoğan Atalay ile "Mutfak Ailesi" ve son dönemlerde McDonalds'a karşı açılan davada yaşanan şaşkınlığı konuştuk. 
Mutfak Ailesi, mutfak bilgilerinin, tariflerinin olduğu yeni web sitesini tanıttı. Yazarları arasında, İzmirli yemek bloggerları da var. 
mutfak ailesi ve izmirli bloggerlar
Mutfak Ailesi Ve İzmirli Bloggerlar

Biliyorsunuz, şef James Oliver'in açtığı  davada Mcdonalds et yerine "et yağı ve baharat" karışımını tüketiciye servis edildiğini iddia etmişti. Davayı da kazanmıştı. 
Şef Erdoğan Atabay:
"Dürüst üretici ve işletmelerin yanında durmalıyız. Sağlığımız ve çocuklarımız için önemli.
Somunarası Karşıyaka da bu kriterlere uygun bir işletme olduğu için sizlerle burada buluşmak istedim."
Somunarası Karşıyaka da pişirilen lezzetlerden karma bir tabakta lezzetlerini denedik. 
Balkan mutfağı az baharat kullanıyor. Hatırladığım kadarıyla, iki köfte çeşidinde yenibahar, kimyon ve fesleğen/kekik damakta hafifçe hissettiriyor. Ufak bir kasede ajvar, lutenitsa karışımı sos eşlik ediyordu. 
somunarasi karsiyaka tatlari
Somunarası Karşıyaka Tatları

Osmanlı sucuğunda baharat dip noktasında.. Ben abartılı bulsam da baharat sevenler deneyebilir. 
Hoşuma giden yanlarından biri: Hoşaf. Doğrusu, Iraz Ana kadar başarılıydı. Kayısı, erik, kuru üzüm, kabuk tarçın ve karanfil ile hazırlanmış. İnsanda evde konuk duygusu yaşatıyor. 
Tahinli piyaz, Shopska salatası ve ince kıyılmış lahana salatası köftelere eşlik etti. 
Arada şöyle çevreye bakındım.. Somunarası Karşıyaka modern bir dekorasyona sahip. 


sefler somunarasi karsiyaka
Şefler Somunarası Karşıyaka

Çocuklarıyla gelenler için ufak oyun alanı yapılmış. Bir de kendi lezzetlerini tatlandırmak için hazırladıkları soslarla nar ekşisi satışa sunulmuş.  


somunarasi ksk soslar
Somunarası Ksk Soslar


Somunarası Karşıyaka; tatlısız yapamayanlar içinde üç güzel ile ağırlıyor. Ev baklavası, Triliçe ve peynir helvası. 
Birinciliği, ev baklavası aldı. 40 kat açılmış, köy ununun kendine has dokusu beni mutlu etti. Neden bilmem, küçüklüğüm aklıma geldi. 
Galiba; kimi lezzet ve kokuların gerçekten anılarla örtüşmesi olabiliyor. 
Triliçe'deki sütün lezzeti ve karameli de keyifliydi. 
Peynir helvası; ikisinin arasında sönük kaldı. Tatlıda sade lezzetleri sevenlere tavsiye ederim.
blogger kizlar
Blogger Kızlar

Fotoğraflardan anlaşıldığı gibi "çocuklar gibi şen bir gün" yaşadık. 
Balkan lezzetlerini tatmak isteyenler ve iştahsızlar bir ara Somunarası Karşıyaka'ya uğrasın. 
Bir yazının sonuna geldik. Herkese sağlıklı, neşeli ve sevdikleriyle olduğu günler diliyorum. 
devamı »

İsabey Bağevi Şarapları

25 Mart 2016 Cuma

İsabey Bağevi’ndeki gezimizin ikinci kısmı "İsabey Bağevi Şarapları" ile yazıma devam edeceğim.
periniz isbasinda
Periniz İşbaşında

O gün tadımda altı şarap denedik. Benim eşliğimde  -Gülay Hanım'ın verdiği bilgilerin desteğiyle- tanıyalım.

1- İsabey Savignon Blanc:
Başlangıçlar için öneriliyor. Bunun yanı sıra deniz balıkları ile servis edebilirsiniz. Doğrusu ben de akılda yer eden bir duygu bırakmadı.

2- İsabey II. Parsel Merlot:
Denizli Güney ilçesi üzümlerinden yapılan şarap altı ay meşe fıçılarda bekletiliyor.
Şaraptan karamelize bir tat alıyorsunuz. İçimi yumuşak.
Gülay  Hanım, şarabın kadınlara benzetildiğini söylüyor.
Gülay  Hanım, bu şarabı: "Porçini  mantarı, kremalı tavuk ya da yemeklerde" öneriyor.
Ben kazandibi, isli peynir, krokan hatta enginar yemekleriyle de uyumlu gideceğini düşündüm.
Bu şarabı bir kadına benzetirsek: Lolita olurdu. Tabi bana göre.

3- Plato Kalecik Karası:
Denizli'de yetişen "Kalecik Karası" üzümlerinden elde ediliyor. Kırmızı  meyvelerden böğürtlen tadı ve kokusu hissediliyor. Hafif tanenli bir yapıya sahip, browni ile denenirse nasıl olurdu?
Bu şarabı: Keyifli, uçarı bir kız gibi görüyorum.


isabey  bagevi saraplari
İsabey Bağevi Şarapları

4- Plato Centum Syrah:
Bu şarabı dinlene dinlene içiniz. İlk önce nar tadı hissedebilirsiniz. Dinlendikçe ben gül kokusu ile tadı aldım. Bir kadeh ile Ömer Hayyam'ı da anmalı.
Sevgili, şarap getir! Kalk, gel sözüm yerine
Bu gece kısmetimdir o pembe ağzın yine!
Tövbem saçların gibi perişan bir tövbedir,
Uysun verdiğin şarap yanağının rengine!
Ruhu şad olsun.
Doğrusu, bu şarap "Aşık Kadını" hatırlatıyor. Aşık kadınlar biraz deli ve güzel olur. Onunla kalmaya devam edebilirseniz, sizi her gün şaşırtır.
Ezine peyniri, tulum, Bergama peyniri ve kestane şekeri ile tatmalı.
isabey bagevi detaylari
İsabey Bağevi Detayları

5- Plato Shiraz- Öküzgözü:
Kırmızı üzümden elde edilen şaraplar Fransız meşe fıçılarda dinlendiriliyor.
Gülay Hanım, bu şarabı "hırçın ve öfkeli bir kadına" benzetiyor. Şarap dinginleştikçe onun güzelliğini farkediyorsunuz.
Gülay Hanım; şarabı baharatlı yemeklerde öneriyor. O zaman, et ve ciğer sote, kebap ile sucuğun yanında keyifle içebilirsiniz.


late harvest bornova misket
Late Harvest Bornova Misket

6- Late Harvest Muskat:
Bornova misket üzümünden elde edilen şarapta kehribar kokusu hissediliyor. Şeker oranı yüksek, tatlıyla arası olmayanların sevmeme ihtimali var.
Onda, hayatın feleğinden geçmiş ama, yaşadıklarıyla daha da güzelleşen bir kadın. Masallar aklıma geliyor.
Diane Keaton, Jack Nicholson ile oynadığı "Aşkta Her Şey Mümkün" filmin de kimi zaman gülerek kimi zamanda gözleriniz dolacak. Late Harvest'ı özellikle "Paris sahneleri" esnasında yudumlayın.
Late Harvest Muscat; fikrimce yoğun bitter çikolatalı tatlıları, portakal, bergamotlu hatta yeşil incirli lezzetleri şenlendirir.
Evet, İsabey  Bağevi şarapları ve ben de hatırlattıklarını sizinle paylaştım. Sizin de ekleyecekleriniz varsa yorumlara bekliyorum.
Baharın gelişiyle beraber aşk ve güzellikle dolu günler bizi bulsun, diliyorum. 


devamı »

Blog Yazarlığı

22 Mart 2016 Salı

Doğrusu, memleketimin üzerinde ki kara bulutlar bir türlü gitmiyor. Patlamalar da ölen insanlarımıza rahmet, yaralılara şifa diliyorum.
Söyleyecek çok söz var! Yalnız blogumu siyasi hiç bir şekilde kullanmamayı kendime söz verdim.
İlgili ve yetkili tüm kişilere hatırlatmak istediğim nokta:
Vicdanınızla görevinizi yerinize getirin. Bizler huzur içinde yaşamak istiyoruz. Ölen insanlar bizden biri.
Ölenlerden biri siz ya da sevdiğiniz insan olabilir. O yoksunluğu hissedin. Ataların dediği gibi “Ateş düştüğü yeri yakıyor.”
Ülkemiz, Ortadoğu ülkesi gibi görünmeyi hak etmiyor!
Bugünlerde bloglarda  dolaşan mimlerden biri:
"Blog Yazarlığı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz? "
Oytun Paşa’mın annesi Şebo da beni mimlemiş. Yapmaz  mıyım be ya!
Soruları  alayım, efem. Gönderin:
1- Yakın  çevrenizdekilere  blogu anlatıyor muyum?
Aslında, geçen seneye kadar pek anlatmıyordum. İnsanların ilk sorusu: "Eee, bir şey kazanıyor musun?" sorusuna sinir oluyordum. Memlekette para kazanmıyorsan bir şey yapmak saçma?! Cem Yılmaz'ın ifadesiyle:" What's  mean?"


star zaman gezgini
Star Zaman Gezgini

Şimdi daha rahatım. Bu soruyu soranlara, "gazetede yazıyorum. "diyorum. Instagramdan takip edenler Star gazetesi Pazar ekinde "Zaman Gezgini" adıyla yazdığımı biliyor.
Para kazanmasam da -şimdilik- havam oluyor. Ayy, çok havalandım. Nasıl bir özgüven patlamasıysa! :)
yazar cizer
Yazar Çizer

2- Neden blog yazıyorum?
Konunun tam ortasından geldi. İlki sevdiğim konularda bilgi paylaşımı, sizin de o konulara ilginizi çekmek. Belki bir kamuoyu oluşturmak. Özellikle  müze, ören yeri ya da tarihi yapılara karşı biraz daha farklı hisssettirmek. Oralar "taş yığını" değil! Bir zamanlar gülen, ağlayan, savaşan hatta icat yapan insanlar yaşardı. Çay ve bitki çayı hakkında bilinçlendirmek. Ben buraya yazarım da yazarım. Sizi sıkmayalım.
3- İlk yazı ile son yazı arasındaki fark nedir?
İlk yazılar daha tutuk ve didaktik. Kafanıza kafanıza yerleştireceğim.:)
 Kimi zaman iyi yazmışım. Hakkımı yemeyeyim. Son yazılar sevimli.
fotografcilar
Fotoğrafçılar

4- Blog yazmak neler kattı?
Farklı insanlarla tanıştım. Blog sayesinde sosyalleştim. Başka konularda eğitim alıyorum. Mesela; fotoğraf, photoshop gibi. Sanırım iddialı bir söz olacak: Tutkularımın peşine düştüm.
5- Yakın arkadaşlarına blog yazmayı önerir misin?
Bunu düşünen arkadaşlarıma, hangi konuda yazmayı istediklerini soruyorum. Sevdiğiniz konuyla ilgili  olunca, fikir ve bilgi paylaşımına devam ediyorsunuz. Öbür türlü bıkkınlık yaşanıyor. Blog, bana göre bebek gibi...
6- Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?
Geziler, müzeler, etkinlik, film, sohbet aklıma takıldıysa bir konu. "Bunu yazayımda herkes öğrensin veya acaba ne düşünüyorlar?" diyorum.
7- Diğer blog sahipleriyle iyi iletişim kuruyor musun?
Evet. Genelde telefonla veya ileti atarak görüşüyoruz.  Birbirimizle fikir alışverişi yapıyoruz. Birkaç etkinliğe katılarak tanıştığım bloggerlar oldu. Ben buradan  yeri  gelmişken Gülay, Dolunay, Alper, Erol Bey, Deep, Banu abla, Hızlı Adam, Sevilay, Şule'ye destekleri için teşekkür ederim. Unuttuklarım varsa da affola.
8- Rahatsız olduğum konular var mı?
Yorum yapılırken, konu değil de kendi blogunun adresini yazıp “ben de beklerim.”  şeklindeki ifadeleri samimi bulmuyorum.
Kendi açımdan anlatayım. Yorum yapan kişiyi ilk kez görüyorsam; mutlaka google plustan kim olduğuna, blog yazarıysa neler paylaştığına bakarım. İlgi alanım içine giren konular varsa; bloguna yorum bırakırım.
İşte böyle.. Mimin sonuna geldim. Herkese iyi bloglamalar diliyorum.  




devamı »

İsabey Bağları Ve Bağevi

11 Mart 2016 Cuma

isabey baginda
İsabey  Bağında
İzmir'de Sevilay ve Selcen'in düzenlediği blog etkinliğinde İsa Bey Bağevi'nde misafir olduk. Etkinliği iki bölümde anlatacağım. Biri, “Bağevi” diğeri de “Sevilen Şarap Tadımı”.

Ev sahibimiz Gülay Hanım'dı.  "Sevilen Şarapları İle İsa Bey Bağevi" hakkında bilgi aldık. Şarapları tadıp sohbet eşliğinde yemek yedik.
O gün, İsa Bey Bağ Evi'nde neler öğrendik?
İsa Bey Bağlarını kontrol eden ziraat  mühendisi Alparslan Bey’den kısa bilgiler:

Cabernet Sauvignon, Merlot, Grenache, Carignan, Semillon ve Chardonnay üzümlerinden oluşan bağlar 150 hektara ulaşıyor.
Sevilen Şarapları için oluşturulan bağların özellikleri:
Rüzgar koridorundan içinden geçen bağ sıraları.
Tuzak bitkiler kullanarak üzüme en az ilaçlama yapılması.
Mesela, gül dikilmişti. Onun üzerindeki külleme  hastalığını gördüklerinde bağa bulaşmadan önlem alınıyormuş. Bağın  bitkilerle korunması hoşuma gitti.
 Ne kadar az kimyasal o kadar iyi ürün! Sevilen Şarapları benden artı not aldı.
Üzümlerin toplanması ile fabrikaya nakliyesi esnasında özellikle dikkat ettikleri noktalar sıralandı. Bu işlemler sırasında yaşanan olumsuzluklar şaraba yansıdığından; özellikle dikkatle çalışılıyor.
Sabahın 5'inde şaraplık üzümleri toplamaya başlayıp, soğuk dolaplarda taşınması gibi..
Gelelim bağ evine:
İki ayrı mekan düzenlenilmiş. Biri sohbet etmek için ,  diğeri restorant olarak planlanmış.


gulay hanimla
Gülay Hanımla
Buradan, şarap tadımı için düzenlenen mekana geçtik. Burayı, camdan bir eve benzettim. Ferah, arkadaşlarınızla ayak üstü sohbet edebilirsiniz. Gülay Hanım'ın eşliğinde altı çeşidin tadına bakıp yanında hangi tatlarla -yemek veya meyve, peynir vs- eşleştirebiliriz, diye konuştuk.
isabeyde keyifler yerinde
İsabeyde Keyifler Yerinde

 Biz bundan sonra restorant kısmına geçtik. Restorant geçerken gördüğümüz çınar ağacı bizi kendine hayran bıraktı. Bahçede ki "western" tarzındaki  ahşap kapıda dikkatimi çekti.


isabey bagevi bahce kapisi
İsabey Bağevi Bahçe  Kapısı
Restorant " klasik country tarzı" bir dekorasyona sahipti. Gülay Hanım ile masaya oturduk.
Şarapta marine edilmiş rokalı ve parmesan peynirli carpacio ile açılış yaptık.


carpacio
Carpacio

Domates sosunda kızarmış hellim ve sucuk ara sıcak ile devam ettik.
Şefin önerisiyle  "Bademli Biftek" - aklımda öyle kalmış- denedim. Elbette bunların yanında yine hoş şaraplar devam etti. Sevilen Coupage  o şarapta yemekle beraber insanı sarıp sarmalıyor.


isabey ogle yemegi menusu
İsabey Öğle Yemeği Menüsü


Gülay Hanım, kendi spesiyali olan “çilekli parfe” yanındaki şarapla beni pek mesut etti.
“İsabey Bağları Ve Bağevi” konukseverliği, yemekleri ve şaraplarıyla sizi keyiflendiriyor.
İzmir dışından sürekli iş bağlantılarınız için misafirleriniz geliyorsa; onları “İsabey Bağları Ve Bağevi”nde mutlaka ağırlayın. Eminim, misafirleriniz sevecektir. Havaalanı ve İzmir’de yapılan fuar alanına çok yakın bir mekan.


isabey bagevi onu
İsabey Bağevi Önü

Ulaşım:
Araba ile İzmir’den Torbalı yönüne giderken, havalanı bitişinden hemen sağa yol ayrımından dönüyorsunuz.
Toplu taşıma; Cumaovası izban istasyonunun hemen yakınında. Cumaovası İzban istasyonundan inince Torbalı tarafı çıkışından merdivenlerden çıkınca İstasyon mahallesi evlerini göreceksiniz. Evlerin arasından 5 dakikalık yürüme mesafesi ile Bağevindesiniz.
Adres: Gölcükler İstasyonu Mahallesi Menderes/ İzmir 
0 232 782 27 94


İsabey Bağevi sizi ve konuklarınızı misafir etmek için bekliyor. 
Şarap eşliğinde güzel bir sohbet ya da  damağınızda yaşayacağınız bir şölen. Buna siz karar verin. 

Herkese güzel bir hafta sonu tatili diliyorum. Bu hafta sonu benim " Küçük Hanım" da sınava girecek. Tüm YGS öğrenci ve ailelerine -kendim de dahil- başarılar. 
devamı »

Haftanın Blogu

7 Mart 2016 Pazartesi

Bloglar alemi; bahar hareketi düzenlemiş. Katılmasam olmaz. Ben bugün yeni tanıdığım bloglardan  " Adam Mutlu" ile başlayacağım.
"Adam Mutlu" blogunun en hoşuma  giden yanı, yazılarını eşine okutup onun da fikrini alması oldu.
adammutlu2
ADAMMUTLU2

Yani, Timur Han'ın ünlü anekdotundaki  gibi "Sizin hanınız benim, benim han'ım da işte."  diyerek, eşini onurlandırışını  hatırlattı.
Eşine ve kadınlara  saygıyla yaklaşan erkekleri iyi anlatalım ki toplumda sayıları çoğalsın.
Bu hafta, "Kadınlar Günü" var. Şahsen erkek çocuklarımızı iyi yetiştiremezsek istediğimiz kadar "Kadınlar Günü" kutlayalım.
Yazılarında, kimi zaman fikirlerini kimi zaman da kişisel gelişim tarzındaki önerilerini anlatıyor.
Örnek:
Hayal etmektir yaşamak
Evsizin hayali evde olmak
Hayal edilen herşey olma yolunda
Geliyor işte...
Kendisine, bloglar alemine "hoşgeldin" diyorum. Herkese mutlu haftalar diliyorum. Bir sonraki "Haftanın Blogu" yazısına kadar iyi bloglamalar.
devamı »